Bize Ulaşabilirsiniz

info@yalnizcabarisatarafiz.com

MANİFESTOLARIMIZ

Evren yasası ”Karşıtlklar İlkesi” üzerine kurulmuştur.Gece-Gündüz ,İyi–Kötü, Yaşam-Ölüm gibi…Karşıtlıklardan birinin varlık sebebi,bir diğerinin varlık nedenidir. Ancak burada unutulmaması gereken bir başka durum vardırki, olumsuz olan her şey,olumluya dikkat çekmek için vardır.Olumlu olan her şey varlığını oluşturduğu an, olumsuz görevini tamamlayıp sahneden çekilmek durumundadır.

Tarih bu final sahnelerine defalarca tanık olmuştur.Bu final sahneleri,toplumların aydınlanmaları ile gerçekleşmiştir.Ancak şu bir gerçek ki, hiç bir aydınlanma toplumsal olarak başlamamıştır!…Aydınlanma  öncelikle bireysel olarak başlar ve dalga etkisi yaratarak,toplumlara doğru yayılma gösterir.

İşte tamda bu noktada,sanat ve sanatçıya büyük görev düşmektedir.Bizler ”YALNIZCA BARIŞA TARAFIZ” gönüllüleri olarak,gerçekleştirdiğimiz sosyal sorumluluk projesinde, sanat ve sanatçının,dünyayı iyileştirmek adına aslolan görevlerini icra edebilmelerine destek amaçlı oluşumları hedeflemiş bulunuyoruz.

Sanat ve sanatçının aslolan görevi, ”İzleyende Düşünme ve Sorgulama” eylemine ateş vermektir…

Sanat, sorunları izleyene göstermekle kalmayıp, kendi ifade dilini kullanarak, anlatmalıdır!…

Bu yüzdendir ki tarihte sanat, rejimlerin sürdürülebilirliği bağlamında, bir yandan en büyük tehidi oluştururken, bir diğer yandan en güçlü savunma silahı olmuştur!…

Sanat’ın birey üzerindeki olumlu etkileri tartışma götürmez!..

Bu yüzdendir ki 21.yy dünyasında, en etkin güç olan ”İktisadi Emperyalizm” bu durumu görmezden gelmesini beklemek hayalcilik olur.

Sistem sürdürülebilirliğini koruyabilmek adına kendisine, düşünmeyen tek tip insan modeli oluşturmak zorundadır.

Bu projesinde ise, öncelikle yoksulluk ve cehalet olmazsa olmazlarındandır.

İzlenen yol öncelikle, insanların yoksullaştırılıp, yaşam savaşı dışında ki her şeyin “ÖTELEŞTİRİLMESİ” nin sağlanmasıdır. Yoksullaştırılıp açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edilen insanlık, düşünmeyi ve düş kurmayı unutur!…

Günlük koşuşturma içinde kaybolur gider. Unutmayalım ki görünen ve dokunulan her şey, bir görünmeyenden gelmiştir…İnsan oğlu bugün sahip olduğu buluşlara ve refah seviyesine düşlerini izleyerek kavuşmuştur.

Öte yandan,21. yy Kapitalizm ‘inin en  son ve can çekişen hali olan ”İktisadi Emperyalist Güç”ler kendi egemen gücünü, bencilliği ve oburluğunun hizmetine adamıştır. Bu doğrultuda kendi kapsama alanını genişlettikçe, insanlığın sahip olduğu refah düzeyine ilişkin alanı daraltmıştır.

İşte bu noktada, evrenin karşıtlıklar ilkesine ilişkin denge bozulmuştur. İnsanların refah düzeyi seviyesinin düşmesini savaşlar takip eder ki sistemin en büyük besin kaynağı budur!..

SAVAŞ+KAN=SİSTEMİN SÜREKLİLİĞİ…

Bu durumu koruyabilmek için ise en önemli hedef kitlesi “ÇOCUKLAR” dır.! İnsan oğlunun geleceğini şekillendiren, çocuklardır. Bunu gören Mustafa Kemal ATATÜRK, bu yüzdendir ki çocuklarımızın eğitimine ve sanatın etki gücünden ötürü sanat ve sanatçıya verdiği önemi her fırsatta dile getirmiştir…

Sistemin çocuklar üzerindeki oynadığı oyunun yolu eğitimden geçmektedir. Çocukların eğitimine yapılan saldırıda amaç, geleceği şekillendirecek olan çocukların ”DÜŞÜNME ve DÜŞLEME” yeteneklerinin köreltilmesi ve hatta ellerinden alınmasıdır. Sürekliliklerini sağlayabilmek adına gerekli olan tek tip düşünmeyen insan modelini oluşturmak buna bağlıdır…

Düşünmeyen, sorgulamayan dogmatik düşünce yapısına sahip yeni nesiller, İktisadi emperyalist sistemin beslenme kaynağıdır.

Bizleri ” YALNIZCA BARIŞA TARAFIZ” gönüllüleri olarak harekete geçiren en önemli sebep İktisadi Emperyalist sistemin, kendi varlığını koruyabilmek ve sürdürebilmek adına, sahip olduğu egemen gücünü, bencilliği ve oburluğuna adamıştır. Böylece kendi alanını genişletmek uğruna, insanlığın refah düzeyine ilişkin alanı daraltmasına ve bu uğurda beslenmek için çıkardığı savaşlara ”DUR” diyebilmektir!

Tarih, hiçbir sistemin sonsuz olmadığını defalarca insanlığa ispatlamıştır. Hal böyle iken, çürümüş ve can çekişen İktisadi Emperyalizm, insanlığın kararlı duruşu ile tarihteki Çökenler arasındaki yerini alması kaçınılmazdır.

Bu doğrultuda ”YALNIZCA BARIŞA TARAFIZ” gönüllüleri bu kararlı duruşta üzerine düşeni yapma kararı almış ve bu yolda Barış ‘ı hedef, Sistemle Savaş’ı ise görev edinmiştir…

İNSANLI’ĞIN KENDİSİNE OLAN BORCU ARTIK ÖDEME ZAMANI GELMİŞTİR!…

Bu uğurda alınması gereken önlemler ve yapılması gerekenler…

1-Sanat’ın insanlar üzerindeki etki gücü baz alınarak…

1-a- ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün bize ve tüm dünyaya armağan ettiği “YURT’TA SULH, CİHAN’DA SULH” …düşüncesi doğrultusunda, öncelikle Türkiye’de başlatılıp, dalga etkisi ile tüm dünyaya yayılan bir direniş başlatmak!…

Ki bu Emperyalizm ‘in kanla beslenen ateşli silahlarına karşı, sanatın insan üzerindeki etki gücü ile sistemin yaratmak istediği düşünce ve düş özürlü nesline alternatif, düşünebilen ve düşleyebilen insanlar ve gelecek nesiller oluşturabilmek!…

1-b-Bu doğrultuda, yurt içi ve yurt dışında belirlenen tarihlerde, eş zamanlı sanat etkinlikleri oluşturmak!…

1-c- Düzenlenecek sanat etkinlikleri ile sanatın asli görevi olan izleyeni düşündürmek ve sorgulatmak gücü ile, bireylerde farkındalık etkisi yaratabilmek ve İktisadi Emperyalist sisteminin çürümüşlüğüne toplumların dikkatini çekebilmek…

1-d-Bireyler ve toplumlar üzerinde oluşturulması hedeflenen bu farkındalık olgusu ile birlikte, bireyler ve toplumlarda kendi aleyhlerine işleyen çürümüş düzene “DUR” diyecek direnişin, sanat etkinlikleri ile ”KARDEŞLİK-BARIŞ ve SEVGİ” ortamı yaratarak başlatmak!…

(!!Dur” diyecek direnişi)

2-İktisadi Emperyalist sistemin, en önemli hedef kitlesi olan, insanlık geleceğinin mimarı olan çocuklarımızı, her ne pahasına olursa olsun, bu çürümüş düzenin eline teslim etmemek!…

2-b-Bu amaçla çocukları şekillendiren, eğitim sistemindeki bozulmalara, ebeveynlerin dikkatini çekmek!…

2-c-Bu bozulmaların düzeltilmesi için gerekli kişilerce gerekli görüşmelerin yapılması!…

2-d-Gerektiği taktirde bu amaçla medya gücüde kullanılarak kampanyalar başlatılmak!…

Halkın siyasi Erk’ler üzerindeki yaptırım gücünün harekete geçirmek!…

2-e-Geleceğimizin mimarı olan çocuklarımız, ileriki yaşlarında her alandaki yaratıcılıklarını güçlendirecek olan düşlerini besleyen sanat ile buluşturmak!…

2-e-1-Bu amaçla okullarla iş birliğine gitmek!..

2-e-2-Tatillerde çocuklar için sanat sempozyumları düzenlemek!…

2-e-3-Mümkün olan en kısa sürede bu sempozyumları 

düzenleyecek, sanat köyleri kurmak!

2-e-4-Sanat’a yatkın çocukların keşfedilmesi ve gerekiyorsa bu alanda özel eğitim alabilmeleri adına burs ayarlamak!…

”YALNIZCA BARIŞ’A TARAFIZ” hareketinin gönüllüleri olarak, yola çıkış nedenimiz, “İktisadi Emperyalizm’ ‘in” besin kaynağı olan dogmatik düşünce yapısına son vermek, “DÜŞÜNEN ve DÜŞLEYEN” bir nesil yetiştirmektir.

NOT: “YALNIZCA BARIŞA TARAFIZ” Sosyal sorumluluk projesinde, gönüllülük esasına dayanarak görev alan ülke temsilcilerinin yerine getirmesi gereken şartlar aşağıda belirtilmiştir!…

1-20-12-2015 Tarihinde ”YALNIZCA BARIŞA TARAFIZ” başlığı altında, izleyende düşünme ve sorgulama eylemini oluşturmak, farkındalık yaratmak amacı ile her temsilci kendi ülkesinde, bir sergi organize edecektir…

2-Her temsilci, yıl sonu açılacak olan20-12-2015 tarihli eş zamanlı sergi için ki, katılımcı sanatçı sayısını galeri kapasitesine göre orantılanmalıdır. Sergide bir çocuk sanatçıya yer verilmelidir

3-Eş zamanlı açılacak bu sergide, ülke temsilcilerimiz, internet üzerinden, (SKYPE PROGRAMI) canlı yayın gerçekleştirecek ve açılışlar tüm ülkelerde aynı anda izlenebilecektir. Bu amaçla, temsilcilerimiz, açılışta gerekli her türlü teknik ekip ve ekipmanları   temin etmekle yükümlüdür…

4-Temsilcilerimiz, projeye katılan sanatçıların CV’lerini ve eserlerinin fotoğraflarını, yüksek çözünürlüklü olmak şartı ile merkezi Türkiye’de olan yalnizcabarisatarafiz@gmail.com adresteki merkez büromuza göndermekle yükümlüdür.

5- Gönderilen cv fotoğraflar, projenin web Sayfasında yayımlanmakla beraber, aynı zamanda katalog için kullanılacaktır.

5-Projenin resmi afiş ve duyurusu haricinde, başka bir logo, afiş veya görsel materyaller duyuru yapılmayacaktır.

6-Sergi açılışında yer alan her sanatçı, kendi eserinin önünde ikişer dk’lık kendini ve eserini tanıtan bir video çekmelidir.

7- Çekilecek bu tanıtım videosu konuşması sonu ”YURTTA SULH, CİHANDA SULH” mesajı ile bitmelidir…

ULUSLARARASI YALNIZCA BARIŞA TARAFIZ KÜLTÜR ve SANAT DERNEĞİ

 

UYUŞTURUCUYLA MÜCADELE MANİFESTOMUZ

Uyuşturucu bağımlılığı bir suç değil, bir sağlık sorunudur!…
Bu sağlık sorununun birçok sebebi vardır ve bu sebepler birbirinden bağımsız düşünülemez.

Psikolojik-sosyolojik-ekonomik-siyasi ve kültürel olan bu etkenler, dünya üzerindeki uyuşturucu haritasını oluşturmaktadır.
Uyuşturucu bağımlılığının psikolojideki karşılığı, bir ihtiyacın sonunda ortaya çıkan, bireyin günlük yaşamın sıkıntılarından kurtulmak ve yapay bir Cennet’e kavuşmak  arzusu ‘dur.

 

Bu arzunun altında yatan sebepler ise,

1-Dayanıksız ve güçsüz bir kişilik,2-Değersizlik algısı,3-Duygusal hamlık,4-Haz’za yönelik olma durumlarıdır…Bağımlılığın sosyolojik etkileri, öncelikle

1-Aile bireyleri ve yakın arkadaş çevresinde bağımlıların olması,
2-Eğitim seviyesinin düşüklüğü (ki yapılan araştırmalar, bağımlıların %69,74′ ünün ilk öğretim mezunu olduğunu gösteriyor),
3-Cinsel kimlik baskısı,
4-yalnızlık ve evsizlik
,5-Sosyal veya kişisel şiddet,
6-göç ile gelen uyum problemleri ve beraberinde getirdiği aidiyet duygusu olarak sıralanabilir.

Hükümetlerin uyuşturucu hakkında izledikleri esnek politikalar, kullanıcı ve üreticilere uyguladıkları yaptırımlardaki yetersizlik, hatta dahada ileriye giderek bazı hükümetlerce içiciliğin serbest bırakılması, uyuşturucunun ekonomik rant haline gelmesine neden olmuştur. Özellikle ekonomik geliri düşük ülke ve bölgelerde, uyuşturucunun toplum kültürüne yerleşmesine ve yaşam şekli haline dönüşmesine neden olmaktadır.

Kültür ve bağımlılık arasındaki ilişki, teknolojik gelişme ile birlikte iletişim ve temeli liberalizme dayanan serbest piyasa taktiğine dayanmaktadır.

 


Teknoloji ve iletişimin gelişmesi ile birlikte, toplumlarda ortak bir kültüre doğru gidilmekte ve önceki toplumsal değerlendirmelerimiz, yerini bireysel değerlendirmelere bırakmıştır. Bu durum, ahlak ve hukuk sisteminde yansımıştır. Yalnızlaşan birey, sorunlarla baş etme gücünü de yitirmeye başlamıştır.
 


Bu sorun, tüm dünya üzerindeki toplumların ortak sorunudur…

Uyuşturucu ile zarar gören, sadece kullanıcı değil, kullanıcı ile birlikte aile ve toplumların sağlığı, refah seviyeleri, moral ve bilinçleri kısaca gelecekleridir!

 


Birleşmiş Milletlerin yaptıkları açıklamaya göre, uyuşturucu üreten Afganistan ve And ülkelerinde uyuşturucu tüketimi azalırken, Avrupa ülkelerinde 2 kat artma göstermiştir.
Bu durum, uyuşturucunun sektörleşmesi bağlamında, üreticilerin yaptıkları işi ne kadar ciddiye aldıklarını (!) gösterir.

 


Globalleşen uyuşturucu sektörünün izlediği yol haritasından ülkemiz üzerine düşen payı fazlası ile almaktadır. Asya ve Avrupa arasındaki iletişim, bizim ülkemiz üzerinden sağlanmakta ve en iyimser ifade ile yoldan geçerken dökülenler bile bize kapanması zor yaralar açmaktadır.
2014 yılı Türkiye uyuşturucu raporuna göre; uyuşturucu bağımlılığı bir önceki yıla göre %1 artış göstermiştir. Son günlerin gözdesi olan Bonzai ise %38 artmıştır. Aynı yıl içerisinde,648 kişi direk veya endirekt  şekilde uyuşturucu nedeni ile hayatını kaybetmiştir.
(Bir önceki yıla göre %17 olacak)
Bir diğer ürkütücü olay ise uyuşturucudan ölüm yaşının,13’e inmiş olmasıdır.

 


Ekonomik, -cinsel-yaş-kültür vb. Ayrım yapmadan sadece zarar veren uyuşturucu karşısında 
”İNSANLIK KENDİNE RAĞMEN, KENDİNİ KORUMALI’DIR”

 


YBT hareketi olarak bizler, şiddetle alınması gereken acil önlemler listesindeki ilk sıra “EĞİTİM” dir diyoruz.

Hükümet’i ve ilgili birimleri bu konu ya gerekli hassasiyeti göstermeye davet ediyoruz. Düşünebilen, karar
verme yetisini geliştirebilmiş, kendisi hakkında sağlıklı kararlar alabilen, sağlıklı bir nesil…İnsanlığın içinde bulunduğu çıkmazdan kurtulabilmesi için, olmazsa olmazlardandır!…


Bu doğrultuda YBT, Uyuşturucunun insan üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekip, toplumda bu konuya ilişkin farkındalık yaratabilmek adına, Kentimiz de uyuşturucu kullanımın yaygın olduğu semtinde, sokak sergisi düzenleme kararı almıştır.
 

 

SERGİYE KATILIM ŞARTLARI SIRASI İLE 

1-Sergi konsepti ”SANAT YOLU İLE UYUŞTURUCUYA SAVAŞ”   
                            
2-Sergiye katılan eserler, bir yıl boyunca birçok okullarda sergilenecektir. Amaç, bu yol ile son yıllardaki eğitim sistemimizdeki izlenilen yanlış politikalar nedeni ile sanattan uzak tutulmaya çalışılan çocuklarımızı sanat eserleri ile buluşturmak ve çocuklarımız üzerinde mümkün olduğunca sanatın olumlu etkilerini yeşertmeye çalışmaktır.

 

3 -Yıl sonunda eserler, YBT. Derneğine bağışlanacak, Bağışlanan Eserler iki yıl süre ile derneğin yola çıkış amacı doğrultusunda, sanatın önü kesilen ülkemizde, bireyler ile buluşması ve kendi ifade dilindeki gücü kullanarak, bireylerde farkındalık yaratabilme amacı ile kullanılacaktır.
 

4-YBT ”SANAT YOLU İLE UYUŞTURUCUYA SAVAŞ” Sergisine katılan sanatçılara, bu sosyal sorumluluk projesine katılmaları nedeni ile katılım belgesi ve düzenlenecek tüm organizasyonlar nedeni ile YBT. YIL SONU KATOLOĞU’ nda yer verilecektir.

5 – Teknik Serbest
6 – Boyut 70 x 100 – Çerçeveli
7 – Eserin Daha Önce Hiç Bir Sergi de Sergilenmemiş Olması Ön Koşulumuzdur
8 – Katılımcı Her Sanatçı Proje Kataloğu İçin Eser ile Birlikte Eserin Manifestosunu (uyuşturucuya karşı hayır düşünce yazısı) Yazacaktır.
9- Katılımcı Sanatçı Sayısı Sınırlıdır…

 

BAŞVURU İÇİN İLETİŞİM
E-posta: info@yalnizcabarisatarfiz.com 
Telefon: 532 315 5794 
Bu sosyal sorumluluk projesine katılma hassasiyetini gösteren sanatçı dostlarımıza ilgilerinden ötürü teşekkür ederiz.                                               

www.yalnizcabarisatarfiz.com 

ULUSLARARASI YALNIZCA BARIŞA TARAFIZ KÜLTÜR ve SANAT DERNEĞİ